muafiyet

kendisine uygulanmama, bir mükellefiyetten bağışık tutulma, bağışıklık.

korku

1. bir tehlike veya tehlike düşünce karşısında duyulan kaygı, üzüntü.

2. insanda ağız kuruması, şok olma, kalp atışlarının hızlanması veya daha karmaşık fizyolojik tepkilerle görülen duygu, dehşet.

teizm

evreni yaratan ve yöneten, vahiy yoluyla insanlara buyruklar veren bir tanrı'nın varlığına inanma, tanrıcılık.

çelişmek

birbirini tutmama, aralarında zıtlık ve uyum bulunma durumu, tutarsızlık.

başbuğ

eski türklerde başkomutan, önder.

misilleme

kötü bir davranışa aynen verilen karşılık.

psikiyatri

ruh ve sinir hastalıklarıyla, kişide görülen önemli uyumsuzlukları önleme, teşhis ve tedavi etmeyle uğraşan uzmanlık dalı.

yetenek

bir şeyi anlama ve yapılma veya bir etkiyi alabilme gücü, kabiliyet.

lezbiyen

kendi cinsinden kimselerle cinsel ilişkide bulunan kadın.

oksimoron

zıt anlamlı iki kelimenin bir arada kullanılması.

anın görüntüsü

ılerde çok değerlenecek bir başlık, geleceği görebiliyorum evet.

şeytan

1. Âdem'e secde etmediği gerekçesiyle cennetten kovulan cin, iblis.

2. kötü niyetli, kötü düşünceli (kimse).

3. çok kurnaz, uyanık (kimse).

bencil

yalnız kendini düşünen, kendi çıkarlarını herkesinkinden üstün tutan kimse, egoist, hodbin.

pratik

uygulama, uygulamalı, teori karşıtı.

idrak

nükte

ince anlamlı ve düşündürücü söz, espri.

hasret çekmek

uzun zamandır uzakta bulunan sevdiği kimseye ya da yere kavuşmak isteği, özlemi içinde bulunmak, özlem duymak, özlemek.

seks

cinsel ilişkide bulunma durumu veya etkinliği.

deprem

hiçbir ülkenin başına gelmemesi gereken doğal afetlerden en yıkıcısı.

hani marjinal bizdik

cem yılmaz’ın unutulmaz sözüdür. ayrıca güzel de bir bkz'dır.