mutsuzluk

hukuk

toplumu düzenleyen ve devlet yaptırımlarıyla güçlendirilmiş bulunan kurallar ve yasalar.

enerji

organların çalışabilmesi ve vücut ısısının sürdürebilmesini sağlayan besin ögelerinin oluşturduğu güç. bir de "manevi güç" anlamına gelir. fizik terimi olarak da "maddede var olan ısı, ışık biçiminde ortaya güç, erke." demektir.

günün şarkısı

dinlenilen şarkının diğer sözlük ahalisi ile paylaşıldığı başlıktır.

hicviye

bir kimseyi, bir toplumu, bir düşünceyi, bir nesneyi veya göreneği yermek için yazılmış yazı veya söylenmiş söz, yergi, hiciv.

muaf sözlük

uludağ sözlük gibi iğrenç ve seviyesiz bir ortama dönüşmemesi umulan yeni platform. benim için çok değerli olan bir insanın tavsiyesi ile geldim.

çelişki

sözlerin veya davranışların birbirini tutmaması durumu, aykırılık, zıtlık.

tutarsızlık

birbirini tutmama, birbirine uymama, çelişmek.

sosyalizm

toplumsal refahı devlet inisiyatifinin getireceğini savunan, işçilerin yönetime katılmalarına ağırlık veren, hür teşebbüsü devletin ve sendikaların baskısı altında tutmaya çalışan, telkin ve propagandalarını eğitim, tarım ve vergi reformları üzerinde yoğunlaştıran siyasi öğreti, sosyalistlik, sosyalizm, erkincilik karşıtı.

teori

1. pratik alanına geçmemiş şey, soyut düşünce.

2. kanıtlanmış önerme.

özlem

bir kimseyi veya bir şeyi bir daha görme, ona kavuşma isteği ve duygusu, hasret.

muaf sözlük

sözlükler aleminin yeni çocuğu. güzel olana tutkulu, zincirlerden muaf sözlük.

kitap

ciltli veya ciltsiz olarak bir araya getirilmiş, basılı veya yazılı kâğıt yaprakların bütünü.

doğa

kendiliğinden var olan ve insan etkinliğinin dışında kendini sürekli olarak yeniden yaratan ve değiştiren, canlı ve cansız nesnelerden oluşan varlığın tümü.

adil

haktan ve hukuktan ayrılmayan, hakkı yerine getiren (kimse).

anarşizm

tarihsel şartlar ne olursa olsun devletin ortadan kaldırılması için çalışan öğreti.

ağırbaşlı

davranışları ölçülü, olgun kimse, vakur, ciddi.

sarışın bir kurt

(bkz:nazım hikmet) in şiirinde geçen bölümdür. genco erkal harika seslendirmiştir.

“ dağlarda tek tek ateşler yanıyordu.
ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki şayak kalpaklı adam
nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden güzel, rahat günlere inanıyordu
ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında,
birdenbire beş adım sağında onu gördü.paşalar onun arkasındaydılar.
o, saati sordu
paşalar: 'üç', dediler.
sarışın bir kurda benziyordu
ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
yürüdü uçurumun başına kadar,
eğildi, durdu.
bıraksalar
ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak
ve karanlıkla akan bir yıldız gibi kayarak
kocatepe'den afyon ovasına atlayacaktı.”

ekstrem

bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren kimse, müfrit, aşırı, uç.

tavır