egoist

yalnız kendini düşünen, kendi çıkarlarını herkesinkinden üstün tutan kimse, bencil.

duygu

duyularla algılama, his.

feminizm

toplumda kadının haklarını çoğaltma, erkeğinkiler düzeyine çıkarma, eşitlik sağlama amacını güden akım, kadın hareketi.

konsept

kavram, anlayış, görüş, düzen, içerik.

hasret

bir kimseyi veya bir şeyi bir daha görme, ona kavuşma isteği ve duygusu, özlem.

erkek

"erk"ten gelen bir ad. tabii yanılmıyorsam.

travma

beklenmedik bir şekilde gerçekleşen, bugünümüzü etkileyen, yoğun bir şekilde olumsuz duygular yaratan durum.

özlemek

sevdiği bir şeyi ya da kimseyi bir daha görmek isteğini duymak, ona kavuşmak istemek, onu göreceği gelmek.

recep tayyip erdoğan

sırasıyla belediye başkanlığı, başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı yapmış olan ve yapan siyasetçi.

tabu

dinî bir kavram olarak, "kutsal sayılan bazı insanlara, hayvanlara, nesnelere dokunulmasını yasaklayan, aksi yapıldığında zararı dokunacağı düşünülen dinî inanç." anlamına; sosyolojik olarak, "belli söz veya davranışların bir toplumca, bir toplumsal grupça tehlikeli sayılması ve olumsuz yaptırımlara bağlanarak yasaklanması." anlamına gelir.

lezbiyen

kendi cinsinden kimselerle cinsel ilişkide bulunan kadın.

manzume

zengin sembollerle, ritimli sözlerle, seslerin uyumlu kullanımıyla ortaya çıkan, hece ve durak bakımından denk ve kendi başına bir bütün olan edebî anlatım biçimi, şiir.

travesti

kadın kılığına girmiş, yalnızca kadın gibi davranan erkek.

sağgörü

gerçekleri yanılmadan görebilme yeteneği, uzağı görüş, seziş, kavrayış, anlayış, basiret.

türkiye

kimi insanların mecbur terk ettikleri ülke.

vakur

kriter

bir yargıya varabilmek için veya değer verebilmek için başvurulan ilke.

bilinç

insanın kendisini, çevresini ve olup biteni tanıma, algılama, kavrama, fark etme yetisi, şuur.

panik

ani dehşet duygusu, büyük korku, yılgı.

cinayet

insan öldürme, kıya.