muaf

kendisi ayrı tutulan, kendine bağışlanmış anlamına gelen muaf, özgürdür.

müslümanlık

ilah

1. çok tanrıcılıkta insanüstü varlıklardan her biri.

2. allah, rab, tanrı, halik, hüda.

3. bir alanda yaratıcılığıyla hayranlık uyandıran, çok beğenilen, çok sevilen ve çok tutulan kimse: "moda ilahı."

kızılmaske

muaf sözlük yazarı, hoş gelmiş sefalar getirmiştir. kalemdarlığı daim olsun, aşikare yaza dursun...

gel bak ne buldum

yeni muaf sözlük yazarı. geldi; hoş geldi, baktı; üye oldu, buldu; umarım hoş bulmuştur. varlığı daim olsun yazarı...

basiret

tutarsız

davranışları veya sözleri birbirini tutmayan, tezat içinde olan kimse.

sigara

ne kadar iğrenç olsa da kendini sevdiren meret.

felsefe

var olanların varlığı, kaynağı, anlamı ve nedeni üzerine düşünme ve bilginin bilimsel olarak araştırılması.

objektif

bir sonuca varmak için taraf tutmadan inceleme yapan, hüküm veren kimse.

pratik

uygulama, uygulamalı, teori karşıtı.

global

dünya ölçüsünde geniş bir bakış açısıyla benimsenen, küresel.

zümrüdüanka

efsanelerde geçen devasa bir kuş, simurg.

günün marşı

bugün 30 ağustos zafer bayramı olması sebebiyle güne bıraktığım marştır.

ne mutlu türk'üm diyene!..

hınç

öç alma duygusuyla dolu öfke, gayz.

astroloji

manevi safsatadan, zırvadan başka bir şey olmayan sahte bilim.

siyaset

yurt, devlet işlerini düzenlemek, yürütmek için tutulan ölçülü yol.

manipülasyon

insanları kendi bilgileri dışında veya istemedikleri hâlde etkileme.

hz. muhammed

islam dinini tanrı'dan aldığı vahiy yoluyla yayan ve semavi dinlere göre son peygamber.

dua

tanrı'ya yalvarma, tanrı'dan yardım isteme, yardım dileme, yakarış.