ölüm

insan, hayvan, bitki vb. canlıların yaşamının tam ve kesin bir biçimde sona ermesi durumu.

skandal

büyük yankı uyandıran, utanç verici veya küçük düşürücü olay.

muaf sözlük

gel bile denmediği halde atımız ile beraber geliriz elbet. (bkz:zeytinlirockfestivali) nden selamlar.

transseksüel

hormon tedavisi görüp ameliyat olarak cinsiyet değiştiren kimse.

ekstrem

bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren kimse, müfrit, aşırı, uç.

paradoks

1. kökleşmiş inanışlara aykırı olarak öne sürülen düşünce.

2. doğru kabul ettiğinizde kendini yanlışlayan, yanlış kabul ettiğinizde ise kendini doğrulayan önerme, kısır döngü.

düzenek

belli bir sonucu sağlayacak biçimde, karmaşık olarak düzenlenmiş organlar ya da parçalardan oluşan bütün, mekanizma.

korku

1. bir tehlike veya tehlike düşünce karşısında duyulan kaygı, üzüntü.

2. insanda ağız kuruması, şok olma, kalp atışlarının hızlanması veya daha karmaşık fizyolojik tepkilerle görülen duygu, dehşet.

karikatür

insan ve toplumla ilgili her türlü olayı konu alarak abartılı bir biçimde veren, düşündürücü ve güldürücü resim.

mustafa kemal atatürk

gelmiş geçmiş en büyük lider. onu anlatmaya lügatlar yetmez.

kreşlerdeki şiddet

denetimden uzak en önemlisi de vicdansız yaratıkların ellerine teslim edilen minicik çocukların maruz kaldığı psikolojik ve fiziksel şiddettir.

en yakın örneği samsun’da yaşandı.

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/kres-degil-korku-evi-41316515

ağırbaşlı

davranışları ölçülü, olgun kimse, vakur, ciddi.

idam

türkiye'ye gelip gelmemesi tartışmalara yol açan ceza yöntemi.

teizm

evreni yaratan ve yöneten, vahiy yoluyla insanlara buyruklar veren bir tanrı'nın varlığına inanma, tanrıcılık.

tesir

yetenek

bir şeyi anlama ve yapılma veya bir etkiyi alabilme gücü, kabiliyet.

tepkime

birbirini etkileyen maddeler arasında ortaya çıkan durum, reaksiyon.

yanılsama

var olan bir canlıyı veya nesneyi farklı, değişik algılama, illüzyon.

faşizm

italyan milliyetçiliğine verilmiş bir ad.

vahşet

1. vahşi olma durumu.

2. gaddarlık, kıyıcılık, acımasızlık, merhametsizlik.

3. korku, ürküntü, dehşet.