agresif

başkasına saldıran, yapısında saldırma özelliği bulunan, saldırgan.

oksimoron

zıt anlamlı iki kelimenin bir arada kullanılması.

izlenim

bir şeyin duyular yoluyla insan üzerinde bıraktığı etki, intiba.

tabu

dinî bir kavram olarak, "kutsal sayılan bazı insanlara, hayvanlara, nesnelere dokunulmasını yasaklayan, aksi yapıldığında zararı dokunacağı düşünülen dinî inanç." anlamına; sosyolojik olarak, "belli söz veya davranışların bir toplumca, bir toplumsal grupça tehlikeli sayılması ve olumsuz yaptırımlara bağlanarak yasaklanması." anlamına gelir.

ingilizce

hint–avrupa dil ailesinden, ingiltere’de, irlanda’da, amerika birleşik devletleri’nde, kanada’da, avustralya’da ve çoğu eski ingiliz sömürgesi olan, ingiliz uygarlığını benimsemiş daha başka birçok ülkede konuşulan dil.

duygusal

gözü yaşlı bir duygululuğu olan, içli kimse.

tepki

bir cismin kendini iten ya da sıkıştıran başka bir cisme karşı gösterdiği karşı etki.

ırz

nitelik

bir şeyin nasıl olduğunu belirten, onu başka şeylerden ayıran temel özellik.

güdü

bilinçli veya bilinçsiz olarak hareketi doğuran, sürekliliğini sağlayan, ona yön veren herhangi bir güç.

aseksüel

sekse karşı ilgisiz ve isteksiz olan kimse.

türkçe

ural–altay dil ailesinden, asya’da ve doğu avrupa’da konuşulan türk dil ve lehçelerinin genel adı.

asker

orduda görevli bulunan, erden mareşale değin herkes.

evrim

kavram olarak evrim aslında her türlü tekamülü içermekle birlikte günümüzde evrim denince akla biyolojik evrim hatta türler arası geçişliliği esas alan “materyalistik evrim” gelir. halbuki bir markanın, bir sporcunun, bir sanatçının da yıllar içindeki yapısal değişikliklerine evrim denilebilir. dünya görüşümüzün de evrimi mümkündür.
(bkz:anlam daralması)

adrenalin

canlıyı acil harekete geçiren hormon.

felsefe

var olanların varlığı, kaynağı, anlamı ve nedeni üzerine düşünme ve bilginin bilimsel olarak araştırılması.

efsane karikatürler

yazarların beğendiği karikatürlerden oluşan başlıktır.

hasret çekmek

uzun zamandır uzakta bulunan sevdiği kimseye ya da yere kavuşmak isteği, özlemi içinde bulunmak, özlem duymak, özlemek.

cinayet

insan öldürme, kıya.

manyak

maniye tutulmuş kimse.