vahşi

1. medenîleşmemiş, ilk çağdaki insanlar gibi medeniyetten uzak.

2. acımasız, gaddar, merhametsiz, kıyıcı (kimse).

3. yabani (hayvan).

telepati

bir kimsenin kafasından geçenleri ya da çok uzakta geçen bir olayı, arada hiçbir araç, duygusal hiçbir bağlantı olmaksızın algılama yeteneği.

deprem

hiçbir ülkenin başına gelmemesi gereken doğal afetlerden en yıkıcısı.

müslüman

islam'a bağlı bulunan kimse, mümin.

yanılsama

var olan bir canlıyı veya nesneyi farklı, değişik algılama, illüzyon.

ekstrem

bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren kimse, müfrit, aşırı, uç.

mutsuzluk

sevgi

bir insana karşı duyulan yüce ve sonsuz bir duygu.

yasa

devletin yasama gücünce belli biçimlere uyularak düzenlenen ve yürürlüğe girdikten sonra herkesin uyması zorunlu olan, uyulmadığı zaman belli yaptırımlarla karşılaşılan kural.

zarafet

hoşluk, güzellik, cazibe.

imge

genel görünüm, imaj.

kalite

bir şeyin güzel veya çirkin oluşu.

yabani

1. doğada yaşayan, evcil olmayan.

2. görgüsü olmayan, kaba ve hoyrat kimse.

namaz

islam dinine göre, müslümanların sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı olmak üzere günde beş kez ve bayramlarda, kurallarını yerine getirerek yapmaları buyrulan ibadet.

oksimoron

genellikle iki kelimeden oluşan kendi içinde çelişkili ifade, mesela “sessizce haykırdım” tamlamasındaki gibi. ya da “okulumuza bağış yapmanız zorunludur” da olduğu gibi. bağış isteyerek yapılan bir fiil olmakla birlikte, zorunluluk kelimesiyle çelişki içeriyor. tek kelime ile yapılabilenleri de vardır, meşhur “yalnızız” ya da “yalancıyım” ifadesinde olduğu gibi.

manyak

maniye tutulmuş kimse.

fobi

bir canlıya veya herhangi bir şeye karşı duyulan olağan dışı güçlü korku, yılgı.

objektif

bir sonuca varmak için taraf tutmadan inceleme yapan, hüküm veren kimse.

tanrı

tengri'den gelen özel bir addır, allah ismiyle beraber anlamdaş olmuştur.

tanımı: evrenin ve her şeyin yaratıcısı, koruyucusu, yöneticisi olduğuna ve birliğine inanılan yüce varlık, yaradan.

illüzyon